Bugün açlık sınırı 30.000 TL’nin üzerine çıkmış durumdayken;
Bu rakam; emeğiyle geçinen milyonlarca yurttaşa, “aç kal ama sus” demektir.
Bu rakam; sofradan eksilen ekmek, ödenemeyen kira, ertelenen sağlık ve geleceksiz bırakılan çocuklar demektir.

Emekçiyi açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm eden bu anlayışı kabul etmiyoruz.
Asgari ücret bir lütuf değil, insanca yaşamın en alt güvencesidir.
Saraylarda sefahat sürerken, halktan fedakârlık istenemez.
Krizin bedeli ne emekçiye ne de dar gelirliye ödetilemez.
Bu düzen adaletsizdir. Bu ücret yetersizdir. Bu karar meşru değildir.
Halkın alın teriyle dalga geçen bu anlayışa karşı susmayacağız, boyun eğmeyeceğiz.
İnsanca bir yaşam, adil bir ücret istiyoruz.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak halkımızın yanında olmaya en az 39 bin TL asgari ücret, 39 bin TL en düşük emekli maaşı demeye devam edeceğiz.
Açlık sınırının altında bir asgari ücreti kabul etmek utançtır.
Bu utanca ortak olmuyoruz !


